Tiyatro, insan ruhunun en derin katmanlarını sahneye taşıyabilen ve izleyiciyi ortak bir duygu deneyimine davet edebilen büyüleyici bir sanat. Tiyatro Hayali de bu büyüyü büyük bir özenle gerçek kılarken, bizleri her seferinde kendi hayallerimizle ve yaşanmamışlıklarımızla yüzleşmeye çağırıyor.
Ekibin daha önce Meçhul Paşa ile edebiyat tarihine yaptığı dokunaklı yolculuk bu sezon da devam ederken, yeni oyunları Düş Payı; edebiyatı, sinemayı, dostluğu, aşkı ve daha iyi bir dünya arzusunu, gerçeküstü bir hikâyeyle ve masalsı bir anlatımla sahneye taşıyor.
SANAT OKUR’DA AYRICAGutenberg’in Matbaasından: “Meçhul Paşa” Oyunu ve “Markopaşa” ÜzerineAhmet Sami Özbudak’ın metni, Emrah Eren’in rejisi ve Tiyatro Hayali ekibiyle hayata geçen “Meçhul Paşa” oyunu, Türkiye’nin ilk siyasi mizah gazetesi Markopaşa’nın 1946’da başlayıp, meçhule giden…Yazıyı oku
Yine insana dokunan bir Ahmet Sami Özbudak metni ve Emrah Eren rejisinde bu kez kadroyu Barış Yıldız, Fatih Koyunoğlu, Murat Akkoyunlu ve Özge Özberk oluşturuyor. Bütün oyuncuların karakterden karaktere başarıyla geçtikleri temposu yüksek, projeksiyonlar, animasyonlar, canlı robot kameralar ve Tolga Çebi müzikleriyle görsel ve işitsel sahnesi kuvvetli, mizahı bol bir sorgulama.

Hayali Bir Karşılaşma
Marmara Kliniği’nden Burgazada’ya uzanan bu hikâyede, Türk edebiyatının iki büyük ismi; sokakların, ekmek parasının ve mücadelenin temsilcisi Orhan Kemal ile adanın, denizin, “küçük” insanların ve sessiz hüzünlerin hikâyecisi Sait Faik Abasıyanık, hayali bir buluşmayla karşımızdalar.
Orhan Kemal büyük umutlar içinde hayata geçirmek istediği yeni senaryosuyla Sait Faik’in yattığı kliniğin kapısını çalıyor. Faik’in hikâyelerinden karakterleri de barındıran bu senaryo için yazarın imzasına ihtiyaç var, yazarın şartı ise önce hastaneden kaçmak. Bu anlaşmayla iki yazarın masalsı, efkârlı ve şenlikli gece yolculuğu başlıyor. Gerçek ile kurmacanın, geçmiş ile bugünün, edebiyat ile sinemanın birbirine karıştığı bu yolculukta, Sait Faik’in Burgaz’ı, Orhan Kemal’in insanlarıyla buluşuyor.
Dülger balığının hikâyesi üzerinden merhameti, vicdanı ve ölümü sorgulayan, adeta aynı vapurdayız gibi hissettiren bu dokunaklı oyunda, Sait ile Orhan’ın dostluğu; birbirini seven, zaman zaman birbirine kızan, eleştiren yine de aynı düşte buluşabilen türden. Tam da bu yüzden oyunun da kahkahası, hüznü, kırgınlığı ve dayanışması bol.
Bu düşsel yolculuğa bir başka hikâye daha eşlik ediyor: Semih ile Işık’ın “aşkı”, iki yazarın gecesine sızarak, cesaret, korku ve özgürlük kavramlarını yeniden sorgulatıyor. Böylelikle Düş Payı oyunu da iki yazarın hayatlarından yola çıksa da daha evrensel bir zemine yayılarak, insanı anlamaya, sevmeye, özgürleşmeye ve daha iyi bir dünya arzusuna dönüşüyor.

Kıssadan Hisse
Bir tiyatro eserinin kalıcılığı, biraz da perdeden sonra seyircide uyandırdığı yankıyla ölçülür. Düş Payı da akıllarda soru işaretleri bırakmayı başarıyor: Bizim gerçeğimiz, başkalarının düşü mü, yoksa kendi düşlerimizin kurbanı mıyız? İnsan mı değişmeli yoksa dünya mı değişmeli?
İki büyük yazarımızın memleket sevdasıyla işledikleri mirasın bugün hâlâ canlı olduğuna şahit olurken, günümüzle paralellik içinde işlenen ve sorgulanan her olgu hayatın içinden ve gerçek, hepimizin payına düşen de yine de umut… Ölüm ise gideniyle, kalanıyla hep burada.
İstanbul’da ve farklı şehirlerde sahnelenmeye devam edecek bu güzel düşe ortak olmanız dileğiyle.
Künye
Yazan: Ahmet Sami Özbudak
Yöneten: Emrah Eren
Dramaturgi: Sinem Öztürk
Müzik: Tolga Çebi
Dekor-Işık Tasarımı: Kerem Çetinel
Kostüm Tasarımı: Gül Sağer
Görsel Tasarım: Milhan Arapoğlu
Görüntü Yönetmeni: Devrim Lüküslü
Oyuncular:
Murat Akkoyunlu
Fatih Koyunoğlu
Özge Özberk
Barış Yıldız
Yönetmen Yardımcısı: Ahmet Balta
Reji Asistanı: Ayris Ekşi
Sahne Amiri: Çağatay Tok
Işık Kumanda: Mehmet Doğan
Ses ve Video Kumanda: Sait Yamaner
Robot Kamera Kumanda: Devrim Lüküslü
Tiyatro Hayali Koordinatör: Utku Öcal
Sosyal Medya: Devrim Lüküslü
Dijital Pazarlama: Emrullah Bilgin
İki Perde, 12+
120 Dakika (Ara dahil)




