Agnes Questionmark (Agnes?) ile “Slaughterhouse” Performansı Üzerine Söyleşi



Interview with Agnes Questionmark (Agnes?) on “Slaughterhouse” Performance // English

Performistanbul’un Misafir Sanatçı Programı kapsamında ağırladığı Agnes Questionmark (Agnes?) hayvanlarla insanları karşı karşıya getiren, benzer şartlarda neler olduğunu canlı gösteren “Slaughterhouse” başlıklı araştırma performansını geçtiğimiz günlerde Performistanbul’un Galata’daki yerinde sergiledi. 30 dakika süren protest performans boyunca kısık nefes alış verişimiz sanatçıya eşlik etti…

3 kattan oluşan mekanın en alt katında sergilenen performansta izleyiciyi tavandan ve duvara asılı bıraçklar, balık parçaları karşılıyordu. Duvara projeksiyonla yansıtılan kılıçbalığı ve tonbalığı kesim görüntüleri ile mekanda neler olup bittiğine dair aklımızda net fikirler oluşmaya başladı.

Agnes Questionmark (Agnes?) ise performansın en dikkat çekici tarafını ortaya koydu ve içi su dolabı dolapta bizi karşıladı. Oksijen tüpü yoktu. Basit bir boruyla nefes alıp veriyordu. Bir sağa bir sola dönüyor bazen yukarı bakıyordu. Agnes? nefes alıp verdikçe sıkışıklığı, kısıtlı hareketleriyle ve her an olacakların ihtimali bizde de nefessizlik ve darlanma duygusunu yaşattı.

Arkada dönen kesimhane videoları ve seslerine eşlik olarak Agnes?‘ın dolap içindeki performansı nesli tükenen balıklara dikkat çekmek için yerindeydi. Performansı izlerken, “muhtemelen ben de böylesi bir ifade biçimini ve kurguyu seçerdim” dedim. Perde de sırayla kesilen balıklar, önce Agnes?‘n nefes alış verişi ve dar alanda hareketlerinin kısıtlanması insanın balık yerine geçtiğinde ne olabileceğini ve balıklara ne olduğunu tekrar hatırlatmış oldu. Bu sadece hatırlatmak değil aynı zamanda o anlarda bile okyanusta yaşanan katliamları düşündürttü.

İlgi çekici ve bir sonraki hamlesi ne olacak düşüncesini yaşatan “Slaughterhouse” performansıyla Agnes Questionmark (Agnes?)a performansı hakkında sorularımı yönelttim.

Buyurunuz…

Agnes Questionmark (Agnes?) "Slaugterhouse"
Agnes Questionmark (Agnes?), Slaughterhouse, 2022, Performans, 40 dakika, Performistanbul Sanatsal Gelişim Programı 2022 kapsamında, Performistanbul, İstanbul Fotoğraflar: Gülbin Eriş

Sizi tanımayan okurlarımız için kendinizi nasıl tanıtırsınız?

Benim adım Agnes Questionmark ve ben ötekilik ve oluş kavramını araştıran bir transpecies sanatçısıyım. İnsanların deniz gibi insanlık dışı dünyalarla yeni bağlantılar kurması gereken potansiyellerle ilgileniyorum. Transseksüel bir kişi olarak, kafadanbacaklılar, kabuklular veya memelilerin su altında yaptığı gibi, belirli durumlara uyacak şekilde kişiliğimi hızla şekillendirebiliyorum. Bu akışkanlık ve duyarlılık, bedenimi potansiyelleri içinde keşfetmeme izin verdi, bu da ihtiyaçlarıma ve dünyanın beni boyun eğdirdiği baş döndürücü iplere göre şekillendirip değiştirebileceğim anlamına geliyor; ikili bir toplumda bir trans beden ve bir iklim felaketinin ortasında bir insan olarak.

Sorularıma Performistanbul ekibiyle nasıl bir araya geldinizi sorarak başlamak istiyorum. Sizleri aynı çatı altında toplayan eylem, fikir neydi?

İstanbul gezisinin sonunda, İtalya’ya dönüş uçağıma binmeden 5 dakika önce beni Performistanbul’a bağlayan bir sanatçıyla tanıştım, bu bir lütuftu!

Kısa bir süre sonra Simge (Burhanoğlu), Azra (İşmen) ve ben Zoom üzerinden evlerimizden konuştuk ve olası işbirlikleri hakkında fikir ve düşüncelerimizi paylaşmaya başladık. Hepimiz deneysel yaklaşımımın onların uzmanlık programlarına uyacağını biliyorduk, bu yüzden birlikte bir proje başlatmaya karar verdik. Şehri ve enerjisini keşfetmek için 2 haftalığına İstanbul’a geldim. Onların yardımı sayesinde şehri hızla araştırıp içine nüfuz edebildim ve onu dolu dolu yaşayabildim. Aldığım tüm uyaranlardan o kadar ilham ve heyecan duydum ki, İstanbul’da ve Türkiye’de yeni maceralar başlatmak için bir performans sergilemekten kendimi alamadım.

“Slaughterhouse” adlı performans için öncelikle hazırlık sürecinizi merak ediyorum. Çünkü insanların odaklanmasını istediğiniz nokta acılı, kanlı ve ölümlü. Bu süreci performe etmek nasıldı?

Performansım sırasında bir karakteri somutlaştırmak önemli. Mezbahada bir balığı somutlaştırdım ve bu yüzden gerçekten bir balık olduğuma inanmak zorunda kaldım. Performanstaki tüm unsurların, mekandan, kıyafetlere ve etraftaki nesnelere kadar iyi seçilmesi çok önemlidir. Yaşanmış bir deneyim olduğu için, her şeyden önce onu yaşamak ve hissetmek zorundayım.

Buzdolabının içinde gerçekten kapana kısılmış bir balık olduğumu hissettim. Yorgundum, sonra sıkıldım ve bazen rahatladım. Ne yapacağımı bilmiyordum, bir planım yoktu ve bu tamamen doğaçlamaydı. Sık sık rahatsız hissettim, ama aynı zamanda mutlu oldum çünkü buzdolabının tek evim olduğuna inandım. Performanslarımda bir hüzün ve melankoli duygusu var çünkü çoğu zaman bedenime tam olarak uymayan ya da ait olmayan bir ev yaratıyorum. Ama bir gün buzdolaplarında yaşar mıydık? Balıklar bizi saklar, derimizi keser ve yerse ne olur?

Agnes Questionmark (Agnes?), Slaughterhouse, 2022
Agnes Questionmark (Agnes?), Slaughterhouse, 2022, Performans, 40 dakika, Performistanbul Sanatsal Gelişim Programı 2022 kapsamında, Performistanbul, İstanbul

İçi su dolu dolaba girmiş bir sağa bir sola dönen minimal hareketlerinizi izledik. İzlerken zaman zaman nefesim daraldı, burnumu balık kokusu geldi, hareketlerim kısıtlı hissettim. Performans esnasında aklınızdan neler geçiyordu, sıkışmışlık, nefes almak ve yaşama dair neler hissettiniz?

Gösterilerim sırasında kendimi duruma bıraktım. Her performans farklıdır. Buna göre cevap verebilmek için anı yaşamalı ve duygularımın ortaya çıkmasına izin vermeliyim. Acı hissedersem, vücudum rahatsız edici bir şekilde hareket eder veya daha iyi bir duruma uyum sağlamaya çalışır. Bunun yerine rahatlarsam, vücudum rahimdeki bir cenin gibi akar. Gerçekten hiçbir şey hakkında düşünmemeye çalışıyorum ama o özel durumda ‘o özel şey’ veya ‘varlık’ olduğumu hissediyorum. Bu kendimi koyduğum bir meydan okuma. Başka seçeneğim olmayan zor durumlara yanıt vermekle ilgileniyorum.

Vücudumun içgüdüsel tepkisi hızla sudan çıkıyor, onun yerine onunla bağlantı kurmaya, elementle kaynaşmaya çalışıyorum; element olmak; su ol; balık ol; buzdolabı ol.

Vücudunuzda kılıçbalığı, denizkızı, gemi çapası dövmeleri olduğunu gördük. Deniz ve deniz canlılarıyla bağınızın güçlü olduğu buradan da anlaşılıyor. Denizdeki yaşamın hayatınızdaki yeri nedir? Performansınızın parçası yapmanızdan da aslında görünenden büyük olduğu hissettiriyorsunuz…

Babam 20 yıldan fazla bir süre deniz yolculuğu yaptı, bu yüzden bir deniz çocuğu olarak büyüdüm. 8 yaşında daldım ve balık isimlerini edebiyat karakterlerinden önce öğrendim. Sualtı habitatları beni her zaman büyüledi çünkü daha çok hissettiklerimi, içimdeki akışkanlığı yansıtıyordu. Su altında kural yok, cinsiyet yok, ikililik yok, gizemlerle dolu ve her şeyin hızla değiştiği bir yer. Denizle güçlü bir ilişkim var çünkü beni çocukluğuma götürüyor ama aynı zamanda insanlar için gelecekteki yaşam alanlarını hayal etmemi sağlıyor.

Kıtlık, iklim krizi, katliamlar, ekosistem “Slaughterhouse” adlı performansınız için ne ifade ediyor? Metropolde bunlarla savaşırken okyanusda da kendi döngüselliğinin savaşını veren canlıların olması ortak noktamız. Ancak deniz canlılarının insanları katletmemesi onları yüceleştiriyor. Sizce?

Bence okyanusumuzu, öğrenmek, keşfetmek ve birlikte gelişmek için bir yer değil, sadece bir kaynak tahmini olarak düşünerek derinden hafife alıyoruz. Okyanus sadece yiyecek yerine birçok kaynak sunabilir, ancak bu, onu görme şeklimizi değiştirmezsek değişmeyecektir. Okyanusu insanlaştırmalı, yaşam alanlarını tanımalı ve ardından okyanusun tüm potansiyellerini keşfetmeliyiz. Ya da bu işe yaramazsa, insanımızı okyanuslaştıracağız. Öyle ya da böyle okyanusla kaynaşmalıyız. Balık kesmekten, denizin dibini yok etmekten ve kendi evimizi kirletmekten ancak bu şekilde vazgeçebiliriz.

Agnes Questionmark (Agnes?), Slaughterhouse, 2022, Performans, 40 dakika, Performistanbul Sanatsal Gelişim Programı 2022 kapsamında, Performistanbul, İstanbul Fotoğraflar: Gülbin Eriş
Agnes Questionmark (Agnes?), Slaughterhouse, 2022, Performans, 40 dakika, Performistanbul Sanatsal Gelişim Programı 2022 kapsamında, Performistanbul, İstanbul Fotoğraflar: Gülbin Eriş

Tekrar “Slaughterhouse” adlı performansa dönecek olursam içeriye girdiğimizde bulunduğunuz yerin kesimhane olduğu belliydi. Video, malzemeler ve sizin o an ki performansınız mesajı taşıyan ve yaşatandı. Bu performansın bundan sonraki aşaması olacak mı? Nerelere gidecek, nelere evrilecek? Protest bir tarafı olması da sınırları aşması gerektiğini düşündürüyor.

Mezbaha, keşfetmek istediğim yeni bir seriyi görünür kıldı. Balık tutma, kesim, et depolama, hayvan tüketme vb. gibi insan alışkanlıklarının keskin sembolizmi bu proje aracılığıyla yükseldi.

Balık yemi, kancalar, bıçaklar, kılıçlar vb. gibi ilginç nesneler ortaya çıktı. İnsan spekülasyonları, denizle olan bağlantılar, kitlesel yok oluş gibi çok acil kavramlar işime sorular yöneltti. Kesinlikle yapacak çok araştırmam ve performansım var. Gelecekteki amacım, kendi araştırmamı yapmaya başlamak, insan etkinliklerinin performans sanatıyla şekillenebileceğini göstermek.

İnsanların balık, balıkların insan formuna büründüğü bir evren hayal ettiğinizde ne tarafta olmak istersiniz? Kendi ütopyanızı yarattığınız bir evreniniz var mı?

Kendimi şimdiden bu etkinlik için hazırlıyorum. Bedenimin uyum sağlayıp melezliğe uyum sağlayabileceği, morfolojisini karadan suya şekillendirebileceği hayali bir yer yaratıyorum. Biz esas olarak arazi yaratıklarıyız ama ben akışkan bir varlık olmak için gelişiyorum. Ofis çalışanları ile yolları kesişmektense kendimi kesinlikle balinalar ve orkalarla Atlantik akıntılarında akarken görüyorum.

1988 doğumlu, Sanat ve Kültür Yönetimi mezunu, sanat ve kültür meraklısı.

1 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir